15 Ocak 2013 Salı

Datça- Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi


Genel Özellikleri: Datça Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi özellikle bitki örtüsü bakımından oldukça zengindir. Zeytin ağaçları, Kızılçam toplulukları, endemik Datça Hurması (Phoenis theophrast), badem, yerel kekik, zakkum, defne ve keçiboynuzu tipik Akdeniz bitki örtüsü özelliklerini yansıtmaktadır. Bu bölgede denizel fauna ve floraya ait 807 tür, floraya ait toplam 1047 takson, 167 karasal omurgasız, 110 balık,4 iki yaşamlı, 27 sürüngen, 123 kuş ve memeli türü tespit edilmiştir.
 
Datça-Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi; Muğla ili, Datça ve Marmaris ilçeleri ve bunlara bağlı 2 belde 17 ilçeden oluşmaktadır. Datça İlçesi; Muğla ilinin Güney Batında kuzeyde Gökova Körfezi güneyde Hisarönü Körfezi arasında batıya Ege ve Akdeniz'e doğru 70 km'lik uzantısı olan bir arazi yapısına sahiptir.
 
Yarımada, tarihten günümüze kadar çeşitli medeniyetlerin ürünü, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini temsil eden arkeolojik, kentsel, doğal, tarihi, vb. açılardan korunması gerekli alanlar, sit alanı olarak tanımlanmaktadır. Bu alanlar yarımada üzerinde dağınık olarak yer almaktadır.
 
Amos; turunç yerleşmesinin güneyinde, bahçealtı denilen yerdedir. Tiyatro kalıntılarına rastlanmaktadır. Arkeolojik sit alanı olarak tanımlanmıştır.
 
Laryma; Bozukkale diye anılan Kocaman Hisar'ın ne zaman ve kimin tarafından yapıldığı konusunda yeterince bilgi bulunamamıştır. Arkeolojik sit alanı olarak tanımlanmıştır.
 
Bybassium; Turgutlu yerleşiminin içerisindeki bir alanda bulunmaktadır.

Patakis; Bozburun koyu girişinde yer alan Kızılada'da ve çevresinde bulunan tahminen kilise kalıntılarının bulunduğu alandır. Arkeolojik sit alanı olarak tanımlanmıştır.
 
Soronda; Tymnos ve Soronda arkeolojik sit alanları Söğüt yerleşmesinin çevresinde yer alan yan yana iki ayrı sit alanıdır.
 
Knidos; Antik Çağ'ın altı Dor kentinden biri olan Knidos, Datça Yarımadasında yer almıştır. Antik Knidos Milattan önce 7. Yüzyılda bugünkü Datça ilçesinin yakınlarında kurulmuş, MÖ 4. Yüzyıl ortalarında ise Tekri'ye taşınmıştır. Taşınmanın nedeni o dönemde çok gelişmiş olan deniz ticareti olabilir. Özellikle şarap, sirke, zeytinyağı ihraç edilmiştir. Diğer bir neden de, kuzeyden esen sert rüzgarların güneyden gelen gemilerin burnu dolaşmalarını engellemesidir. Tarihçi ve coğrafyacı Strabon'a göre önce surlar inşa edilmiş daha sonra sokaklar ve evler ızgara planına ( Hippodamos palnı) göre ve teraslama yapılarak kurulmuş, tapınaklar, tiyatrolar ve diğer resmi yapılar da bu planda yer almıştır. Antik Çağ'da Knidos bir sanat, tıp ve kültür merkezidir. Knidoslu Eudoksos ( MÖ 409-355) matematikçi, fizikçi, coğrafyacı, filozof, gök bilimcisi olmasının yanı sıra aynı zamanda yasa koyucusudur. Kent için hazırladığı yasanın demokrasiye geçişte etkin bir rolü olduğu sanılmaktadır.
Diğer taraftan Ege ve Akdeniz'i birleştiren bir konumda olması, özellikle yat turizmi yönünden önemli bir potansiyel kaynak teşkil etmektedir. Yarımada; engebeli topoğrafik yapısı sonucu sayısız koylarla bezenmiş kıyıları ve iklim şartları açısından, sahip olduğu avantajları nedeniyle yatçıların uğrak yeri durumundadır.
 
Nüfus azlığı ve yarımadanın henüz yoğun turizm baskısı altında kalmamış olması; kirlenmemiş bir deniz ortamına sahip olmasını da beraberinde getirmiştir. İnsan kullanımlarına karşı hassas bir ortamdır.
 
Nadirlik: Datça Bozburun ekosistem temelinde nadirlik açısından incelendiğinde; Gebekum Kumulu, Eksera Deresi ve Güney kesimi, Kocadağ, Emecik ve Hisarönü, Türler açısından bakıldığında. Maedicago marina, Eryngium maritmum, Euphorbia paralias gibi kumul bitkileri Cupressus sempervirens (servi), Pinus buritia (kızıl çam) ve Arbutus andrachne (sandal ağacı), Phoenix theophrasti (Datça Hurması) ve Liquidambar orientalis (sığla ağacı) bitki türlerine, kuş türlerinden Falco elenoroae (karadoğan - KD), F. Pereginus (gökdoğan-KD), F. Naumanni (küçük kerkenez -KD), Hieraetus fasciatus (tavşancıl -KD), Larus audoinii (ada martsı- KD) ve Phalacrocorax aristotelis desmarestii (tepeli karabatak -KD) memeli türlerinden; Monachus monachus (Akdeniz foku-HD) Capra aegagrus (yaban keçisi-HD) ve Lutra lutra (su samuru-HD) sürüngenlerden Testudo graceae (HD) örnek olarak verilebilir.
Doğallık: Datça-Bozburun'da kırsal yerleşimler ile Datça-Bozburun kent yerleşimleri tarımsal alanlar ve mevcut ulaşım ağı deniz taşımacılığı dışında ortam büyük ölçüde doğallığını yitirmemiştir. Bu sonuca; Datça-Bozburun karayolu ulaşımının yakın yıllara kadar virajlı, dar ve yetersiz bir yol ile yapılması kadar, yörede çok sayıda doğal ve arkeolojik sit alanı bulunmasından kaynaklanmaktadır.
 
Özel Önem: Datça-Bozburun, Hirunda rustica (kır kırlangıcı), H. Daurica ( kızılsırtlı kırlangıç), Merops apiaster (arı kuşu), Apus apus (karasağan) ve Apus melba (akkaranlı sağan) türlerinin göç yolları üzerinde bulunmaktadır. Yarımada bu yönü ile önemlidir. Diğer yandan Falco elenoroae (karadoğan - KD), F. Pereginus (gökdoğan-KD), F. Naumanni (küçük kerkenez -KD), Hieraetus fasciatus (tavşancıl -KD), Larus audoinii (ada martsı- KD) ve Phalacrocorax aristotelis desmarestii (tepeli karabatak -KD) Datça-Bozburun olmak üzere yöredeki önemli kuş türleridir. Monachus monachus (Akdeniz foku-HD) Datça Yarımadası civarında yayılışa sahiptir. Kocadağda bulunan Capra aegagrus (yaban keçisi-HD) Türkiye için en batıdaki yayılışa sahiptir. Lutra lutra (su samuru-HD) Hisarönünde yayılış göstermektedir. Liquidambar orientalis sığla ağacı relik endemik olması Phoenix theophrasti (Datça hurması) çok sınırlı yayılış göstermesi nedeni ile özel öneme sahiptir.
 
Çeşitlilik: Datça-Bozburun Yarımada karakteri nedeniyle kuzey kesimleri ile güney kesimleri arasında bariz farklılıklar vardır. Yörede 167 karasal omurgasız, 110 balık türü, 4 iki yaşamlı türü, 27 sürüngen türü, 123 kuş türü ve 45 memeli türü belirlenmiştir. Datça-Bozburun da kırsal yerleşimler ile Datça-Bozburun kent yerleşimleri tarımsal alanlar ve mevcut ulaşım ağı deniz taşımacılığı dışında ortam büyük ölçüde doğallığını yitirmemiştir. Ege ve Akdeniz'in kesiştiği bir konumda bulunan yörede, kışlar ılık ve yağışlı, yazlar sıcak ve kurak geçer. Bölgede Palamut Bükü, Domuz Çukuru, Kargı Koyu, Mesudiye ve Körmen koyları eşsiz doğal güzelliğe sahip yerlerdendir. Alanda mevcut doğal değerlerin yanı sıra yüksek peyzaj değerine sahip olması, tarımın kısıtlı alanda yapılması nedeni ile nispeten doğaya uyumlu bir konumda bulunması bölgenin arkeolojik ve kültürel değerlerin yüksek olması bölgenin önemini artırmaktadır.
 
 
Datça-Bozburun Yarımadaları genelde eğimli, çok taşlı ve bozuk arazi yapısına sahip, erozyona maruz arazilerden oluşur. Datça'da mevcut 47 698 hektar arazinin yaklaşık % 95'i taşlıdır. Bölgede tarım için verimli olarak kullanılabilecek alan 10.000 hektarı geçmemektedir. Bölgede toplam ormanlık alan 110 359 hektardır.
Datça ve Bozburun Yarımadaları doğal ve fiziki yapıları nedeniyle tarımsal potansiyeli kısıtlı yörelerdir.
Bahçe ve tarla tarımı yok denecek kadar az olup, arazi bademlik ve zeytinliklerle örtülüdür. Buna bağlı olarak tarım susuz koşullarda yapılmaktadır. Badem bölge ekonomisinde özellikle çağla satışlarından elde edilen gelir dolayısıyla önemli bir geçim kaynağıdır.
 
Kırsal nüfus geçimini tarımın yanı sıra arıcılık, balıkçılık, ormanda çalışarak ya da defne, kekik keçiboynuzu vb bitkisel ürün toplayıcılığı ile sağlamaktadır.
 
Yarımadaların ekonomisi hizmet sektörüne dayanmaktadır. Bölgede turizm diğer sektörleri de geliştiren itici sektör niteliğindedir. Bunlar ticaret, ulaştırma, inşaat, küçük sanayi sektörleri ve kamu hizmetleridir.
 
Ticaret daha çok günlük tüketim maddeleri, inşaat malzemesi ve ev eşyaları ya da turizme hizmet veren yeme-içme, hediyelik eşya gibi konularda yoğunlaşmıştır.
 
Alanda yapılan çalışmalar sonucunda alana yönelik ekolojik bir değerlendirme yapıldığında;
Kumullar: Datça yarımadasının güney kısmında yer alan Gebekum kumul alanı, bitki örtüsü ile birlikte hassas bir alanı oluşturur. Maedicago marina, Eryngium maritmum, Euphorbia paralias, Pancratium maritmum ve Alkanna tinctoria Gebekumdaki baskın türlerdir. Gebekum dışında; benzer özellik gösteren Kızılbağ, Eksera, Hisarönü Çubucak, İnbükü, Karabük Burnu, Periliköşk, Hayıtbükü, Mesudiye, Hisarönü Kocakür, Söğüt bölgelerinde bulunan kumul alanlar da benzeri hassaslığa sahiptir.
 
Ormanlık alanlar: Orman vejetasyonu; Pinus buritia'nın yaygın (Kızıl çam) dominant olduğu alanlardan ibarettir. Bozulmamış kızılçam ormanları hassaslık yönünden öneme sahiptir. Kuzey-batıda Arbutus andrachne (Sandal ağacı) yine bozulmamış koruluklar oluşturmaktadır. Değirmen Bükü'nde Cupressus sempervirens (servi) kayalık vadi yamaçlarında yayılış göstermektedir. Bu tür Sındı köyü çevresinde ve Bozburun Yarımadasında İçmeler-Bakırköy arasında yer yer saf topluluklar halindedir.
Phoenix theophrasti (Datça Hurması) vadi tabanlarında bulunmaktadır. Çok sınırlı yayılışa sahip olan bu tür kuzeyde Eksera Deresi yamaçlarında ve güney kıyı kesiminde Azganak Tepe, Karacahapibaşı, Yarımcabaşı Tepe, Kovalıca Tepe, Tanışman Tepe, Lindasbaşı Tepe, Andızcıl Tepe civarında yayılış göstermektedir. Yörede endemik olarak bulunan Liquidambar orientalis (Sığla ağacı) mevsimlik dere yatakları ile vadi içerilerinde görülür.
 
Sonuç olarak; Gebekum alanı, kızılçam korulukları, sandal ağacı yayılış alanları, Cupressus sempervirens (servi) toplulukları, sığla ağacı alanları ve Datça hurması varlıkları bitki türleri esas alındığında hassaslık arz eden konulardır.
 
Türkiye'de deniz biyoçeşitlilik araştırmalarının yapıldığı ilk alandır.

Kaynak: 
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Tabiat Varlıklarını Koruma Md.lüğü, Özel Çevre Koruma Bölgeleri


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder